Yerel perakendecilikte zarar etmemek

Son yıllarda teknoloji ve iletişim kanallarının hızlı gelişmesiyle birlikte Dünya ticaretinde sınırlarda ortadan kalkmıştır. Artık bilgiye ulaşmak çok daha kolay hale gelmiştir. Bu durum aynı zamanda ticaretin acımasız yüzü olan rekabetin her geçen gün özellikle küçük ve yerel işletmeler aleyhine işlemeye devam ettiğinin de bir göstergesidir.

Geriye dönüp baktığımızda, 2013 yılında geçmiş yıllara göre giderlerin daha da arttığı, kârlılıkların azaldığını ve birçok perakende zincirinin zararda olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Bu tezimizin doğruluğu halka açık perakende şirketlerimizin bilanço rakamlarından da görülecektir. BİM hariç, MİGROS, CARREFOUR, UYUM, ADESE vb. gibi diğer perakende zincirlerinin geçen yıllara göre rakamsal değerlerinde azalma olduğu pek çoğunun ekside olduğu açıkladıkları rakamlardan görülmektedir. Üstelik bu şirketlerin çoğu yerel perakendecilere göre daha kurumsal yapıda ve ölçek olarak daha büyük ve güçlü şirketlerdir. Peki, o zaman son dönemlerde ulusal perakendecilerle yarışan yerel perakendecilerimiz, hem ulusallarla rekabet edecek hem nasıl para kazanıp kâr edebileceklerdir? Bu mümkün müdür? Bu sorumuzun cevabını vermeden önce özellikle ülkemizdeki yerel perakendecilerimizin ticari hayatındaki değişimlere kısa bir göz atmamız gerekiyor. Özellikle son birkaç yılda bariz bir şekilde yerel perakendecilerimizin hızlı büyümeleri gerçekten çok umut verici bir gelişme. Ancak bunun sürdürülebilir olması daha da önemli. Şu anda bu hızlı büyümeyle birlikte yerel perakendecilerimizin birçoğunu bekleyen ciddi riskler söz konusu.

Hızlı büyüyen bir yapıya paralel olarak beraberinde eğer büyümeyi kontrol edebilecek gerekli sistem ve altyapı kurulamadıysa, şirketin gidişatını ölçümleme ve kontrolünü sağlama ihtimali yok demektir. Ayrıca büyümeye paralel olarak gerekli finans yapısı ve ihtiyacı için hazırlıklar yapılmadıysa, önceden tedbir alınmadıysa, kârlı bir şirket bile olsanız finans açığına düşmeniz an meselesi demektir. Yine büyümeye uygun işletmeyi ve kurduğunuz sistemleri yönetebilecek, kullanabilecek kalifiye ve eğitimli personeli de bulmanız veya mevcutları eğitmeniz gerekecektir. Bütün bunlara ilave olarak artan rekabet, artan giderler, azalan kâr marjları ve verimsizliği söylememe gerek yok. Peki, ne yapalım da kârlılığımızı koruyabilelim? Bu sorunun elbette herkese uyan net bir cevabının olması mümkün değil. Sistemi oturmamış, stok kontrolü yapılamayan, hızlı büyüyen zincirlerde geçiş sürecinde izlenebilecek en ideal yol net kârlılığı bir şekilde garanti altına almaktır. Bunun yanı sıra dengeli bir finans yapısı oluşturulmalı, ödeme- nakit açığına düşülmemeye dikkat edilmeli, karlılığın büyük bir kısmı yatırımda kullanılmalıdır.

Yatırım yapılırken en öncelikle dikkat edilmesi gereken husus yer seçimi yani lokasyondur. İyi bir yer seçiminin mağazanın cirosuna etkisi %75’tir. Net karlılığı garanti altına alabilmek için, öncelikle yerel perakendecilerimizin yıllık yapmayı hedefledikleri ciro, gider ve kâr rakamlarını belirlemeleri gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, işletme yönetiminin belirleyecekleri hedef rakamların, reel piyasa ve işletme gerçeklerine uygun olması, gerçekleşme ihtimalinden çok uzak hayalci rakamlar olmamasına dikkat edilmesidir. Bu belirlenen rakamlar dikkate alınarak yılın başında yapacakları yıllık anlaşmalarda hedefledikleri net kâr rakamı kadar tutarı, saha dışı gelirlerden karşılamak üzerine planlama ve strateji belirlemeleri, bu rakamları garanti elde edecek şekilde anlaşmalar yapmaları ve bu rakamları yılsonuna kadar yok farz etmeleri gerekmektedir. Bununla birlikte mal üstü raf kârlılıklarını da genel gider seviyelerini karşılayacak şekilde markalaşmaları isabetli olacaktır. Böyle bir çalışma aynı zamanda size rakiplerinizle raf fiyatlarında hatırı sayılır bir fiyat rekabeti avantajı da sağlamış olacaktır. Bütün bunların üzerine, iyi bir pazarlama ve kampanya yönetimiyle birlikte iyi bir müşteri yönetimi yapabiliyor ve müşteri bağımlılığı yaratarak sepet başı cirolarınızı yükseltebiliyorsanız sonucun başarılı olma ihtimalinin çok daha fazla olacağından emin olabilirsiniz.

Kaynak: