Kurumsallaşma Ve Sistem Kurma

Son yıllarda ülkemizde büyümüş olan şirketler kurumsallaşma yönünde adımlar atmaktadırlar.

Şirketlerin ikinci-üçüncü nesil egemen olma yolunda iken, KURUMSALLAŞMA şirketlerin ömrünü uzatacak en önemli önlemdir.

Kurumsallaşmayı bir çoğumuz yönetimin profesyonellere aktarılması ( devredilmesi ) şeklinde yorumlamaktayız.

Oysaki Kurumsallaşma; bir şirkette yapılacak işlerin prosedürlere bağlanarak sistematize edilmesi, periyodik olarak sonuçları belirtecek raporların tasarlanarak yönetim kuruluna veya gerçek anlamı ile şirket hissedarlarının temsilcilerine aktarılması ve bu şekilde işin gidişinden haberdar olmalarını ve gerektiğinde önlem almalarını sağlamaktır.

Sistemi kurulmuş işlerin profesyoneller tarafından yürütülmesi doğaldır. Sistemler aynı zamanda denetime olanak vermesi bakımından daha da önem kazanmaktadır.

Sistem kurma aslında sanıldığı kadar karmaşık ve zor bir iş değildir. Sistem önce kurumu teşkil eden en küçük birimden başlayarak geliştirilmelidir.

Birimde öncelik iş akış diyagramı ortaya konmalı, kimin hangi bilgileri kimlerden alarak hangi işi hangi şekilde yapacağının tespiti ve tanımı yapılmalıdır.

Bilgi akışı, standart formlara bağlanarak bu formlarda bilgilerin hangi periyodlarla kimden kime nasıl aktarılacağı ortaya konmalıdır. Buna bağlı standart bir denetleme raporu tasarlanarak üst yönetime bilgi verilmelidir.

Bir evde oturacak kişinin, o evin tasarımını yaptırırken yaşam tarzını mimarına anlatabildiği ölçüde, o evin tasarımı kişiyi yaşamında istediği huzura kavuşturur.

Aynı şekilde birimde yapılması gerekli işler bir organizasyon uzmanına anlatılabildiği ölçüde, uzman uygun bir sistemi tasarlayabilir.

Sistemde her masanın yapacağı iş belli olduğundan o işi yapacak kişinin fizik, fizyolojik, psikolojik ve entellektüel profilleri ortaya çıkar. İşlere uygun kişileri atayarak sistemlerin başarılı bir şekilde işlemesi ile kurumsallaşma gerçekleşir.

kaynak: Üzeyir Garih Yönetim Teknikleri